Haluk Levent Ahbap Yardım Ağı Hakkında konuştu!

AHBAP isimli yardım ağı kurucusu ve her ihtiyaç sahibine yardım etmek için varını yoğunu ortaya koyan Haluk Levent, Ayşe Arman ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportaj da verdiği cevaplar ise kuruluşun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Haluk Levent Ahbap Yardım Ağı Hakkında konuştu!

AHBAP isimli yardım ağı kurucusu ve her ihtiyaç sahibine yardım etmek için varını yoğunu ortaya koyan Haluk Levent, Ayşe Arman ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportaj da verdiği cevaplar ise kuruluşun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

İşte Ayşe Arman’la, Haluk Levent’in o röportajı:

AHBAP Platformu’nun bu kadar büyük bir başarıya ulaşacağını düşünüyor muydun?

“Sivil toplumcu geçmişim epey eski. Annem gibi sevdiğim Türkan Saylan Hoca’nın “Cüzzamla Savaş Vakfı”nda gönüllü olarak çalışmaya başladım. Sonra yıllar içinde başka vakıflarda da görev aldım. Pek çok şey öğrendim. Ama eksiklikleri de tespit ettim.”

Neydi en önemli eksiklik?

“Şeffaflık. Bizim derneklerimizde, vakıflarımızda genel olarak böyle bir sorun var. Yardım için para yatırıyorsunuz mesela. Hiçbir şekilde o yatırılan paraların ne olduğunu, nereye gittiğin bilmiyorsunuz. Adını vermek istemiyorum, birtakım şeyler yaşandı böyle bu ülkede…”

Deniz Feneri’ni kastediyorsun…

“Evet, nerede o paralar? Ne oldu? Tamam şöyle bir durum var, bizler, vicdanımızı, “Yardım yaptık” diye rahatlatıyoruz. Bu, güzel bir şey. Fakat daha da güzelini yapmamız gerekiyor. Hem vicdanımızı rahatlatalım hem de gerçekten bu yaptığımız yardımın, ihtiyaç sahibine ulaşıp ulaşmadığını kontrol edelim.”

‘MEYDAN OKUYORUM!’

Sizin en önemli özelliğiniz bu mu? Şeffaf olmanız…

“Evet. Biz yaptığımız çalışmalarda, tam 10 bin aileye, hayırseverlerden yardım götürdük. Çocuklarını ameliyat ettirdik, tedavilerini üstlendik, ev tuttuk, iş bulduk. Daha pek çok şey. Hepsi ama hepsi şeffaftı. Meydan okuyorum: 10 bin görev yapmışız bugüne kadar, bir tanesinde bile; bir hayırsever, parayı, ihtiyaç sahibine değil de bize vermişse ya da başka bir yere, çıkıp açıklasın… AHBAP başkanlığımı bırakırım! Bu kadar emin her şeyden. Her şeyi, toplumun ve sosyal medyanın gözü önünde yapıyoruz.”

Sivil toplumculuğun, neredeyse müzisyenliğinin önüne geçti. Şarkı da söyleyebilen STK lideri muamelesi yapılıyor sana. Hoşuna gidiyor mu? Yoksa sıkıntı yaratıyor mu?

“Şarkı söylemek çok sevdiğim bir şey. O, hep kalbimde. Konserlerim devam ediyor. Fakat şöyle şeyler oluyor. Binlerce insana konser vermişim, rockstar’ım o gece. Ama ertesi sabah, Bingöl’den gelen bir çocuğun ameliyatı için hastanenin başhekimiyle pazarlık etmek zorunda olan biriyim.”

O anda ne hissediyorsun?

“Tamam, başhekim, sanatçı olduğumu biliyor ama orada, o anda müşteriyim. Karşısında, nasıl desem süklüm büklüm oturuyorum, “Bu çocuğun ameliyatı 300 bin liraymış, n’olur 200 bine düşürün. Biz onun için yardım toplayacağız. Anca bu kadarına yetiyor gücümüz!” diyorum. Yani bir gece önce, insanların peşinden koştuğu, camları kırdığı, “N’olur bir fotoğraf çektirelim Haluk Abi!” dediği adam değil, küçük bir çocuk için hastane koridorlarında indirim bekleyen bir vatandaşım. İkisi arasında bir fark olabilir ama kendini soylu hisseden insanlar için pek bir fark yok. Ben de öyle hissediyorum. Sivil toplumculuğumun şarkıcılığımın önüne geçmesi bana sıkıntı yaratmıyor yani…”

“Türkiye’nin En Güvenilir Ünlüsü” seçildin. Bu nasıl bir şey? Altın Plak almak gibi mi?

“Bence daha değerli. Bu güven, verdiğim sözleri tutmamdan kaynaklanıyor bence. AHBAP, enteresan bir yapılanma. Bizde İnsanlık Kurulu var, Hak Hukuk Kurulu var, Bilim Teknoloji Kurulu var, Eğitim Kurulu var, Çevre Kurulu, Sanat Kurulu, Medya Kurulu var… Ve bunların yürütme kurulları, yardımlaşma başkanlıkları da var… AHBAP’ın yardımları bu kurulların sadece bir tanesi. Biz pek çok şey yaptık, çevre hareketlerinde de sözümüzü tuttuk. Şeytan Sofrası yakıldığında söz verdik. Dedik ki, “Biz buraya villa diktirtmeyeceğiz!” Bakanlıkla beraber orada gittik fidan diktik. Ardından Mudanya’da aynısını yaptık. Yakında Göcek’te de aynısını yapacağız. Çünkü orada da yakılan ormanlar vardı ve orası rant alanına dönüşüyor. Sadece çevre değil, kadına şiddetle de mücadele ediyoruz. Bugüne kadar şiddet gören birçok kadınımızın arkasında durduk, avukat desteği sağladık. Kadın dernekleriyle birlikte çalıştık. Kimi zaman mahkemelere kadar gittim, hakimin karşısında oturdum. İnsanlar bu faaliyetlerin içinde beni gördükçe, en önemlisi de sözünü tuttuğumu gördükçe “En Güvenilir Ünlü” seçiyor. Bundan büyük ödül yok.”

Şaka maka “Superman” değerinde bir adam oldun, halktan biri, halktan kopmamış, burnu büyümemiş, kibirli olmayan, halden anlayan, empati yapabilen… Bütün bu özelliklerinde Adanalı olmanın payı ne kadar?

“Muhakkak vardır. Bizim orada samimiyet vardı, yardımlaşma vardı, böyle büyüdüm ben. “AHBAP” kelimesi bile, Adana’nın sıcaklığını hatırlatır bana. “Hey dostum, canım gardaşım!” dersin. Sokaktan geçen bir kadın görürsün “Ablam” dersin. Bizim oralar öyledir, ama aslında bütün Anadolu öyledir.”

10 yıl önce sana böyle bir başarıdan söz etselerdi, inanır mıydın?

“Aslında ben, çocukluğumdan beri bu hayalleri kurdum. Onları satmadım. Her şeyi, o hayallere sadık kalmak için yaptım. Güç, insanı zehirleyebilir. 5 K’yı getirir. Kibir, kıskançlık, kin, kapris ve kompleks. Ama işte bunlara kapılmadığın anda, insan, çocukluk hayallerine dönebilir. Benim gibi.”

Herkes AHBAP gönüllüsü olabiliyor mu? Şarta mı bağlı?

“Herkes olabilir. AHBAP sayfasını beğenen herkes AHBAP gönüllüsüdür. Ama “Ben sahada, sokakta çalışmak istiyorum!” diyenler ahbap.org sitesine giriyor, bir form dolduruyor, sonra biz onu değerlendirip, AHBAP yapıyoruz.” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.